İlk söz…

Share on Facebook
Share on FriendFeed

………………………………………………………………………………….

Düşünmeden edemiyorum, konuşmadan duramıyorum ama yazı yazmaya gelince işte o çok zor. Sabırsızım, Türkçe yazmayı ortaokulda öğrenen birisi için de iddialı ayrıca. Ama deneyeceğim.

Genç meslektaşım Ali hediye etti bu blog’u bana.Yazmamak olmaz. Beklenti var belli ki…

Yaş 48. Emekliliğimin ilk yılı. Yeni bir dönem, yeni bir yol önümde…

Ali ,”İnsan Kaynakları alanında yolun yolcusu” yazmış ilk açılış sayfasındaki slogana. Çok hoşuma gitti. “Yolun yolcusu” mecazi olarak çok hoş anlamlar anlatmasa da ben çok sevdim bu ifadeyi.O yol gerçekten de çok hoş bir yol olmadığına göre allayıp pullamamak gerek.

Bu patika bitti. Daha birçok patikaların bittiği gibi. Acaba hepsi bir yere mi kavuştu yoksa başıboş, kılavuzsuz ,pusulasız öylesine mi dolandık bu dünyada onu bilmiyorum işte. Belki birlikte buluruz.

PatİKa’ların başladığı yerde umut vardı,aşk vardı,özlem vardı, sevgi vardı,tutku vardı,acı ve hüzün vardı,öfke ve kırgınlık vardı. Artık sadece huzur var.

Duyguların davranışa dönüşmesiyle ise  başkaldırı, isyan,azim,hırs,hoşgörü,olgunluk,başarı oluştu.

Hafızam en zayıf yanımdır. Belki de unutmak istediklerim olduğundandır, bilinmez.

Geçmişi sisler arasından çıkarmaya çalışacağım ama, olmadı bugünümü kayıtlara geçeyim.

Yaşantımdan öğrendiklerimi, anneliğin bana kazandırdıklarını, psikolog olarak edindiklerimi,insan kaynakları adına bildiklerimi,yönetici olarak yaşadıklarımı…yazmalıyım sanırım.

Hadi bana kolay gelsin…

18.01.2012 /Bursa