Her şey kaldığı yerden başlıyor….


Yılı eskitip yattığın geceden uyandığın sabah, sadece senin  kadar yeni.

Geride kalan takvim kadar koparılmış belki yaşadıkların, sayfalarını doldurduğun ajanda kadar karalanmış. Dostların kadar kalabalık ve yalnızlık kadar tanıdık.

Her şey kaldığı yerden başlıyor.

Yıl da öyle. Cebindeki para kadar özgüvenli, ambalajı afili bir hediye kadar yenisin.

Sen kaldığın yerden yürümeye devam ediyorsun. Aslında kutlanacak bir şey olmadığını söyleyenlerin, içlerindeki gizli umudu yansıtsın diye caddelere astıkları fenerler henüz sönmemiş.  Plastik noel ağacını saran bir yanıp bir sönen ışıklar gibi hayat. Kutlama mesajları kadar görev yeni yılda yeniden başlamak.  Gölgen aynı düşüyor önüne, senden büyük. Senden büyük gölge seni taklit ediyor. Aslında gölge eskiyi ve yeniyi tanımıyor sadece ışığın nereden geldiği ile ilgileniyor. Gölge arkana düştüğünde eskimiş bir gölge olmuyor. Yıl arkada kaldığında eskimiyor ve gölgen gibi seni takip ediyor.

 Başlayan yıl ve yeni umutlar eskiden ne öğrendiysen o kadar yenilenebiliyor. Yeni, eskinin üzerine kuruluyor. 

 Yılın ilk günü bir tenefüs sesinden sonra öğretmenin sorduğu ilk soru sanki… “ Eeeee çocuklar, nerede kalmıştık “ diyor .  Nerede kaldığını hatırlayıp parmak kaldıranlar yeni derste yıldızlı pekiyiyi kapıyor.

 Haberler bir önceki yıldan  ne kadar farklıysa  ve sen ne kadar net görebiliyorsan önünü  o kadar yeni yıl.  Yeni sıktığın ele duyduğun güven kadar temkinli… Telefonuna  yeni eklediğin bir  numara sanki;  hatırlamayıp ezberden çaldırdığın… Ve sesini temizleyip konuşmaya öyle başlaman kadar özenli…

 Dünyaya henüz gözlerini açan bir çocuğun muhtaç olduğu merhamete ihtiyacı var  kucağına bırakılan  yeni zamanların  ve  genlere kazınmış annelik  sahip çıkışın…

 Yeni yıl, vazoda solan çiçeklerin yer değiştirmesi rengarenk olanlarıyla….  Vazoyu koyduğun masa, masanın durduğu oda, odanın olduğu ev  kadar sabit….

 Açık duran bir pencereden içeri giren  kelebek kadar kısa ömürlü.  Yapraklarından fal baktığın papatyanın kararlılığında ; “ ya olacak ya olmayacak “ “ ya seviyor ya sevmiyor”  Grisiz. Var ya da yok. Çok ya da az. Sıcak ya da soğuk. Aç ya da tok. Zengin ya da fakir.

Uyuşuk ya da kıpır kıpır.  Gerçek ya da yalan.

 İlla ne görüyorsa onu gösteren sırları dökülmüş bir aynaya bakmak gibi. 

 Şu sıralar kar yağıyor mu diye bakacaksın gökyüzüne. Yoldan geçen arabanın sıçrattığı suyla ıslanacaksın. Derken, erken açan badem ağaçlarını soğuk vuracak. Yaşanmamış gençliğine benzeteceksin.  Seyyar satıcıda ilk gördüğün yeşil erik ile de kendini yeniden çocuk hissedeceksin. Martının çığlığında gelecek yaz.  Omuzların ve burnunun üstü soyulacak yine güneşin yakıcılığından. Bir bakmışsın yine yapraklar dökülmüş ve hüzün basmış kalbini. Çıplak dallar gibi soyunacak ruhun ve mevsim ne olursa olsun  onun parmağına kıymık batsa senin yüreğin acıyacak .

 Ha bir de yeni yılda yeni hükümeti belirleyeceksin.  Güçlüden yana olacaksın yine.  Ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyeceksin. Bir torpil bulmaya çalışacaksın yeni mezun olmuş akrabana, okula kaydettireceğin çocuğa, ameliyat olacak hastana.

 Ev sahibi ile pazarlık yapacaksın enflasyon istatistiklerine göre. Elektrik, doğalgaz, benzin zamlarına atıp tutacaksın.  Birilerine kızacak, birilerini koruyacak, birilerinin yanında, birilerinin karşısında duracaksın. Belki  de bertaraf olacaksın.

 Kaldığı yerden devam edecek hayat … Kimbilir belki sen bile olmayacaksın. Elbette bir nehirde iki kez yıkanamayacaksın. Camın buğusuna adını sadece bir kez yazacaksın. Eğer hala burada olursan eskinin üzerine yenileri dizebildiğin kadar yükseleceksin. Sıkıcı tekrarları olacak hayatın, sürprizlerine de şaşıracaksın.  Uçmasın diye bileğine bağlanan balonun ertesi sabah odanın orta yerinde sönüştüğünde  hissettiklerini hatırlatacak eskidikçe yeni gelen yıl.

 Yaşadığın şehir kadar güzel , ülken kadar özgür ve sen kadar yeni olabileceksin. Hayaller kurarken, yeniden başlarken,  asla ve asla  ülkende bir önceki yıl en çok değer kazananın  canlı dana olduğunu unutmayacaksın.  

Kaldığın yerden başlayacaksın….

Güzin ABRAŞ

Güz Yapım kurucusu

Bursa Hakimiyet Gazetesi köşe yazarı

AS TV “Marjinal Fayda” Programı “ yapımcı ve sunucusu

Bu yazı Güzin Abraş yazıları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir