Takımın Kalecisi; Kurumsal İletişimciler


Günümüzde internetin sağladığı nimetlerden biri olarak her ne kadar bireysel çalışma günden güne artsa da kurumlar için takım çalışması hala vazgeçilmez çalışma şekli. İş hayatında herkes bireysel olarak ancak belli bir noktaya kadar gelinebildiğine, takım çalışmasının başarıya giden yolda vazgeçilmez bir çalışma şekli olduğuna inanıyor ve bunu mümkün olduğunca uygulamaya çalışıyor…

Yıllar geçtikçe iş hayatına, farklı bakış açılarıyla ortaya çıkan birçok yönetim sistemi ile birlikte yeni departmanlar da girmeye başladı. Ben de bu yazımda birçok yeni iş terimini içeriğinde barındıran, yaptığı çalışmalar ve izlediği stratejilerle firmaya bir kişilik kazandırarak kurumsal itibarını güçlendiren son dönemlerde gençlerin de gözde mesleği olan kurumsal iletişim uzmanlığı mesleğinden bahsetmek istiyorum. Firmayı çalışanına, müşterisine,tedarikçisine, basına ve kamuoyuna en iyi şekilde bir ayna gibi yansıtarak kurumun itibarını artıran kurumsal iletişim departmanı, eğer sistemli, profesyonel ve dürüst bir çalışma tarzıyla olaylara yaklaşırsa zaman zaman sihirli ayna görevi de görmekte. Kurumun kamuoyuna aktarılma tarzı eğer doğru olarak kurgulanırsa kurumun iyi ve güzel yönlerini çok daha etkili bir şekilde yansıtan hatta zaman zaman ışığıyla gözleri kamaştıran herkesin hayranlıkla seyrettiği bir ayna görevi de görebilir…

Artık profesyonel firmalarda takım olarak çalışılması isteniyor. Aslında ben bazı yönleriyle iş hayatını sporda takım çalışmasının güzel bir örneği olarak gördüğümüz futbol oyununa benzetiyorum. Eğer maçı kazanmak istiyorsanız takımdaki herkes çok iyi olmalıdır.
Teknik direktöründen, sahadaki santraforuna, yedek kulübedeki oyuncusundan kalecisine kadar herkes işinin erbabı olmalı ve maçı kazanmak için ortak hedefle sahaya çıkmalı. Firmada da genel müdürü teknik direktöre benzetiyorum. Takımını maça en iyi şekilde hazırlamak, vizyonu göstererek en doğru taktikleri vermek ve oyuncuların kapasitelerini maksimum şekilde kullanabilmesi için onları motive ederek kazanma odaklı çalıştırmak onun görevi.
Firmaların departman yöneticilerini de sahadaki futbolcular olarak görürsek hepsinin de maçı kazanmada ne kadar farklı ve önemli görevleri olduğunu kolayca algılayabiliriz. Her biri takımın maçı kazanması için kendi üzerine düşen görevi mükemmel olarak yerine getirmesinin yanısıra takımına varlığıyla ve iş kapasitesiyle de katma değer yaratarak destek olur. Her bir departmanın takımda ayrı bir görevi ve sorumluluğu vardır.
Ben, kurumsal iletişim departmanını da takımın kalecisine benzetiyorum. Firmayı çalışanlardan, tedarikçilerden, rakiplerden, kamuoyundan ve basından gelebilecek gol tehlikesine karşı sürekli gözlem yaparak ve taktik geliştirerek korur, takım arkadaşlarına maç boyunca moral desteği verir, gol yemeyerek firmanın gücüne güç katar, moral verir ve itibarını sağlamlaştırır. Maç boyunca tüm gözler kaleci de olmadığı gibi firmada da kurumsal iletişim departmanı her an göz önünde olmaz. Ama sürekli firma içinde ve dışında yaptığı çalışmalarla firmanın çalışanlar ve toplum gözünde saygınlığını ve güvenirliliğini artırmaya ve dışarıdan gelebilecek gol tehlikesine karşı firmanın kalesini güçlendirmeye çalışır.

Maçta gözler rakip oyuncunun kaleye yaklaşması ve gol için atağa geçmesiyle kaleciye çevrilir ya, işte firmalarda da ne zaman iyi veya kötü bir olay gerçekleşse, ‘iletişim mucizesi ‘ denilen o mucizeye ihtiyaç duyulsa gözler kurumsal iletişim departmanına çevrilir. Eğer teknik direktör kaleye profesyonel ve işini bilen bir kurumsal iletişim uzmanı koymuşsa takım muhtemelen gol yemeyecektir. Peki kaledeki acemi ve bilgisiz bir kaleciyse, ilk kez tek başına maça çıkıyorsa ya da teknik direktör biz iyi bir takımız gol yemeyiz diye düşünüp takımda kaleciye hiç yer vermemişse… İşte o zaman hiç beklenmedik gol yenecek ve belki de maç kaybedilecektir. Önemli ve telafi edilemeyecek bir maçsa da birçok fırsat, başarı ve maddi kazanç da elden uçup gidecektir.

Bu benzetmenin basit ve genel hatlarıyla birçok yönden örtüştüğünü düşünüyorum. Yıllardır bu mesleği yapan uzmanlaşmış biri olarak sektördekilere özellikle üst düzey yöneticilere tavsiyem sektörde iyi bir yer edinmek, hem çalışanların gözünde hem de kamuoyu gözünde iyi bir şekilde tanınmak, sevilen, saygın ve güvenilir bir firma olmak istiyorsak kalelerimize en iyi kalecileri koyalım. Her an hiç beklenmedik bir zamanda gol atılabilecekmiş gibi de kalemizi yaptığımız iletişim çalışmaları ile güçlendirelim, kurumsal itibarımızı sağlamlaştıralım. Futbolda ne kadar iyi olursan ol “top yuvarlaktır,belli olmaz” sözü geçerli olabilir. Ama iş dünyasında işi şansa bırakmak ve başarısızlığı şanssızlığa yormak pek doğru olmaz.

Firmaların kurulduğu günden itibaren işi şansa bırakmadan en iyi takımı kurmaları ve takımın hiçbir parçasını eksik bırakmamaları dileğiyle….

14.02.2012
Özlem Şenkoyuncu
Kurumsal İletişim Yöneticisi
Yeşim Tekstil A.Ş.

Bu yazı İnsan Kaynakları, Makaleler kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir