Kardelenler Kadar Mücadeleci ve Güzel Olan


Dünya Kadınlar Gününün arefesinde , saatler kala, çok sevdiğim dostum, arkadaşım, meslektaşım ve hemşehrim Sema Adalı ‘nın bu konudaki makalesini yayınlamak istedim.

“İyi bir akademik geçmişi geleceğe taşımak, teoriyi pratikle birleştirmek gerekirdi.” diyor ve öyle de yapıyor. Sloganı olan “Sözde değil ,uygulamada” diye de sürekli tekrarlıyor,gerçekleştiriyor.

Başarılı bir eğitim süreci, tanınmış şirketlerde deneyim ve 2 kitabıyla Bursa da serbest çalışan İK Danışmanlığını tüm zorluklara rağmen yıllardır sürdürüyor.

Eline , kalemine sağlık Sema’ cığım.

 Erkeler, “kadına araba ve şirket teslim edilmez” derler, ama tüm bunları gerçekleştirirken, “farklı konuları ve farklı duyguları aynı anda yönetebilme sanatına sahip olduğunu fark etmezler.

Bir kadın ki birçok konuya aynı anda çözüm bulmaya çalışırken, birçok duyguyu aynı anda yaşıyor …

Bir annenin şefkati ile bir yöneticinin sertliğini aynı anda yönetebilmek,

Evdeki mutfak ihtiyacı ile bir şirketin envanterini aynı anda çıkartabilmek,

Aile içi tasarruf tedbirleri ile şirketin tasarruf politikalarını aynı anda düşünebilmek,

Ve her zaman çarpı iki diyerek kaosu sinerjiye çevirebilen bir kadın; bazen bir yönetici, bazen bir anne, bazen bir eş, bazen mutfaktaki aşçı, bazen evdeki temizlikçi ve ama her zaman şefkatli, şık ve bakımlı olması beklen “Kardelenler kadar mücadeleci ve güzel olan” kadınlar için 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü” neyi ifade ediyor ? Sadece çiçekli bir kutlama mı yoksa zorlukla kazanılmış bir zafer günü mü ?

Neden 8 MART’da, başka bir gün değil ?

Belki de acı dolu bir tarihin hatırlanması… Zor şartlara rağmen kardelenler gibi verilen mücadelenin sonunda kazanılan haklar bize kardelenin güzelliğini ve saflığını hatırlatıyor …

Tarih, 8 Mart 1857… ABD’nin New York kentinde tekstil sektöründe çalışan 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları; düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. Verilen mücadele, ekmek parası içindi…

53 yıl sonra, 26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında, Clara Zetkin 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

8 Mart 1857’de New York’ta başlayan, daha insanca bir yaşam için seslerini duyurarak ilk adımlarını atmış olan kadınlar; birlikteliğin mücadelesi, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdükleri mücadele ile “kadınların haklarının” ilk tohumlarını atmış oldu.  

8 MART- “Uluslar Arası BARIŞ GÜNÜ”…

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1977 yılında 8 Mart’ı, ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak tanımış olmakla birlikte aynı zamanda bugünü ‘Uluslararası Barış Günü’ kabul etmiştir. Çünkü,

– Kadınlara eşit hakların verilmesinin dünya barışını güçlendireceğini düşünüldüğü için,
– Dünya barışının korunması için sosyal gelişim ve temel insan haklarının kullanılmasını gerektirdiği için,

Kadınlara eşit haklar ve sosyal gelişimini sağlama imkanının verilmesi ile dünya barışının güçleneceği ve korunacağı inancı, bir kadının çocuk geliştirme gücüne bağlıdır. Çünkü, bir kadın sahip olduğu şartlara bağlı olarak sevgi ve nefreti aynı anda aşılayabilme gücüne sahiptir çocuğuna. O dur, erkek çocuğunu bir sevgili, bir eş, bir yönetici, bir dünya lideri, bir bilim adamı olarak yetiştiren… O yüzdendir iyi meyve verecek kadının toprağını adil tutma çabası…

Sevgiyle Yoğrulmuş Emek

8 Mart ki, emek yolunda verilen acı kaybın sonucunda anlam kazanmış bir gün… Bir gün ki kadının, hayat kavgasında erkekten ne bir adım önde, ne de bir adım geride, yan yana onunla kol kola yürümeyi arzulamış. Çünkü, bir güvercinin şefkat duygusu ile bir kartalın yaşam savaşını, sadece bir kadında görmek mümkün. Bu yüzdendir, şefkat ve hırs, mutluluk ve mutsuzluk gibi birbiri ile çelişen birçok duyguyu aynı anda bir kadında görebilmek…

Bu ikilemler ve zıtlıklardır, iyinin gücünü ortaya koyabilen. Sevgisizlik olmasaydı, emeğe saygısızlık olmasaydı; anlam kazanır mıydı gerçek sevgi ve emekler ? Sevgiyle yoğrulmuş emektir, kadının gücüne güç katan ve bugün direksiyonun da şirketin de Jbaşında olmasına yardımcı olan

Kardelenler kadar mücadeleci ve güzel tüm bayanlar ile onlara yaşam gücü veren tüm erkeklerin, hayat kavgasında birlikte yürümesi dileği ile nice sevgi dolu günlere…

Sema Adalı

İnsan Kaynakları Danışmanı

07.03.2012

 

 

Bu yazı Makaleler kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kardelenler Kadar Mücadeleci ve Güzel Olan için 3 cevap

  1. Nurten ÇIKIKÇI der ki:

    Beyin ve duygularıyla tanrının verdiği yetenekleri maharetle usuna sığdıran güzel insan.Çalışma yaşamınızda karşılaşmasakta can dosdumun anlatımı sizi tanımama yetti.Biz emeklerini her yönde Atamızın gösterdiği çağdaşlık yolunda insanlığın hizmetine sunanKADINLAR olarak sizin nezninizde tüm kadınların gününü kutluyor ,yarınlarımızın kadına yaraşır gelişmelere gebe görünüm ve yaşamlar sunmasını diliyor ve istiyorum.SİZİ TEKRAR KUTLUYORUM.GÜLÇERCİMBÖYLESİ DOSTLARINLA YAŞAM ZENGİNLİĞİNİ VE SENİN EMEKÇİLİĞİNİ BU RUHA GÖNÜL VEREN OLARAK SENİ KUCAKLIYORUM.

  2. Cemine Sezgin der ki:

    İnsanı bu kadar iyi analiz eden ve farkındalığı bu kadar yüksek bir danışman olman seni özel kılıyor diye düşünüyorum… Hayatıma girip yoluma ışık olduğun dönemler için sana minnettarım Semacığım! Derin sohbetlerimizde ektiğim tohumların meyvelerini bir bir topluyorum… Geçici çözüm ve mutlulukların değil de kökten değişimin etkisini danışmanlık yaptığın şirketlerin de tecrübe ettiğine eminim! Bu sebeple Bursa’nın dinamiklerini bilmeyen danışmanlara nazaran, şehri ve endüstriyi her açıdan tecrübe eden ve bilen birinden tavsiye ve görüşler almayı tercih eden sanayicilerimiz ve çalışanlar da eminim etkini hissediyorlardır. Mücadele ve keyif dolu yolculuğunda başarılar diliyorum!

  3. Sema Adalı der ki:

    İki yıl önce yazdığım yazıya bugün de böyle güzel yorumlar almak beni mutlu ediyor. Şu an duygularımı nasıl ifade edebileceğimi bilmiyorum; duygularım düğümlendi, kelimeler sınırlı kaldı, demek ki yüreğim doldu…

    Tek bildiğim ve yaptığım “Karşıma çıkan her insana, her şirkete katma değer sağlayabilmek”

    Teşekkürler, hayatıma giren güzel insanlar…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir