Kürkler Yemiyor Mu Artık


On bir yıl önce ciddi bir risk alıp, on üç küsur yıllık devlet memurluğundan istifa ettim ve özel sektöre geçtim, biliyorsunuz.

İş yaşamımın daha ilk günlerinde, oryantasyon eğitimi aldığım insan kaynakları yetkilisinin, bir kadın yönetici hakkında söyledikleri zihnime epeyce yer etmiş sanırım. Eğitim yetkilisi ilgili yöneticiyi tanıtırken “çok şık giyinmesiyle hızlıca kariyer basamaklarını tırmandı” şeklinde bir ifade kullanmıştı. Bu yaklaşımı nasıl yargıladığımı da hatırlıyorum. “Yine kadınların başarısını hazmedemeyip başka nedenlerle açıklayan bir erkek var karşımda”, diye düşünmüştüm.

Sekiz, dokuz yıl kadar önce, Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu için Bursa Valiliği’nin davetini ilk aldığımda, çok heyecanlanmış, mutlu olmuştum. İlk aklıma gelen ise “ne giymeliyim?” sorusu olmuştu. Teyzeannem, cumhurbaşkanları, bakan, vali eşlerine, seçkin ailelere kıyafetler diken bir terzi olarak, hemen resmi resepsiyona uyacak bir kıyafeti hazırlamıştı. Onunla paylaştığımda “uzun siyah elbise olmalı” dedi. Davet hem valiliğe aitti hem de en önemli bayramımız için verilmekteydi. Resmi resepsiyon dediğin, kadınların uzun elbiselerle, şıklık yarışı yaptığı, erkeklerin frak, smokin, şık takım elbiseler giydiği bir ortamla birlikte canlanıyordu insanın zihninde. Cumhurbaşkanlığı resepsiyonları da öyle idi, televizyonlarda gördüğümüz.

Uzun, işlemeli, simli tuvaletimle pür heyecan içinde ilk kez resepsiyona gidişimi hiç unutamam. Vali bey ve eşleri kapıda, tek tek konuklarını karşılayıp, herkesle tokalaşıp, hal hatır sormaktaydı. Buraya kadar her şey zihnimde yarattığım kurguya uygundu.

Ancak resepsiyon salonuna adım attığımda, karşımda gördüğüm manzara tam bir sükut-u hayaldi. Gömlekli, ceketli, sıradan, işyerinde giyilen kıyafetler içinde birçok kadın. O kadar az idi ki resepsiyona uygun giyinenler.

Buna benzer bir şaşkınlığı geçtiğimiz akşam yaşadım. Capital dergisinin  Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri 2011 ödül töreni ve galasına gittiğimde tişörtle, süveterle, hırkayla, iş kıyafetleri içinde davete gelenleri gördüğümde, İstanbul’un en şık otellerinden birinde, bu kadar önemli bir ödül töreninde, bu kadar başarılı ve kariyer yapmış insanın sergilediği özensizliğe şaşırıp kaldım.

Acaba ben mi hala İstanbul‘un köyü sayılan Bursa’da yaban kaldım? diye düşündüm. Saygısızlık, kabalık değilse de, önemsememe, değersizleştirme, baştan savma değil mi idi bu tavır? Entelektüellik, başarı, iş hayatında oluş, zenginlik illa “doğal” olmayı mı gerektirir? Yoksa doğallık ya da rahatlığın tanımı üzerinde yeniden mi düşünmek gerekir?

Sosyal alanda karşımıza çıkan bu manzara, günümüz insanının en az emek ve en az zamanla en çok işi yapma kaygısına kurban mı edildi.? Bir davetin kurallarını bilmek, ona göre hazırlanmak, özen gösterip emek vermek çok mu uzağımıza düşmüştür? Yoksa  televizyon kanallarında  yayınlanan “bugün ne giysem” türü programlar biraz da bu amaçla mı yayınlanır?

Hala beyaz çorap giyen, gece davetlerine renkli gömleklerle giden, kol düğmesi nedir bilmeyen, traş olmayı eziyet, parfüm sürmeyi lüks sayan adamlara; renklerden, dekoltenin kurallarından, makyajdan, kısaca “kadın süslenmesinin” içeriğinden bi-haber kadınlara bakınca, durumu sadece kapitalizme yüklemek de güç geliyor birden. Özsaygı kavramı , bireysel itibar gibi kavramlar da mu bunu içermez oldu ki?

Bu gözlem, bizim bütün bir tarihsel, toplumsal pratiğimizle, zenginleşme maceramızla, köyden kente göçümüzle, kafası karışık politik duruşumuzla, inançlarımızla velhasıl topyekün “biz” ile ilgili, en az yaşadığımız zaman ve mekanın koşulları, dayatmaları kadar.

Bugün Bursa’da başlayan ve Bursa Halkla İlişkiler Derneğince, 20.YIL etkinliği olarak düzenlenen  çok özel, çok dolu iki günlük  program  var.  Adı , İTİBAR- EN İletişim zirvesi. Bireysel ve Kurumsal İtibarın tartışıldığı bu zirvede, bunlardan da bahsediliyor olmalı.

“Ye kürküm ye “devri bitmiş midir , kürkler yemiyor mu artık 🙂  diye sorasım var.

Keyifli davetler dilerim, herkese….

29.03.2012

Bu yazı İnsan Kaynakları, Kısa Kısa kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kürkler Yemiyor Mu Artık için 5 cevap

  1. salimnizam der ki:

    Gülçer hanım bu tespitiniz bana kalırsa toplumsal saygı kavramını yitiriyor olmamızdan kaynaklanıyor olabilir mi? o davete katılan insanlar sizi o şık kıyafetinizle davete teşvik ettiğinizi görünce kendilerini sorgulamışlardır umarım. Vali bir şehrin en üst düzey yöneticisidir ve devleti temsil eder.Doğru olanda davetin gereğini yerine getirerek şık ve bakımlı olmaktır.Merak ediyorum acaba vali bey de davete kot pantolon ve t-shirt le katılsaydı sizin gözlemlediğiniz o şahıslar ne düşünürlerdi acaba?

  2. fatmanur der ki:

    Gülçer cim o kadar iyi analiz edip o kadar etkili yorumda bulunmuşsun ki üzerine söylenecek pek söz kalmamış. Nacizane şunu ekleyebilirim. İnsanlar öyle bir farkedilmek tutkusuna kapıldılar ki, nerde ne yapsak ta farklı olsak? durum böyle olunca otomatikman ret edişler öne çıkıyor, ve olması gereken değil farklı olan seçiliyor. Bence o özensiz ve aykırı durumda orada bulunan her kişi bundan bi haberdar değil aksine senden benden daha çok ne giymeleri gerektiğinin bilincindeler ancak yerine getirmiyorlar işte :))

  3. fatmanur der ki:

    ayrıca burada ki temel göstergenin geri kalmışlık ve modernlik olduğunu düşünmüyorum. Aksine yozlaşmanın ve değerleri yitirmenin göstergesi diye bakılabilir

  4. Sefa der ki:

    Bi girdim sitenize çıkamıyorum tüm yazılarınızı okuyacağım (:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir