Bekar Erkekler


 

Sekiz gündür İstanbul dayım. Hem de hiç sevmediğim bir şehirde. Hiç bana göre  değil bu şehir. Ben;  hızlı, istediğimi hemen yapabileceğim, planlı, disiplinli,düzenli, kontrolüm altındaki yaşamı …severim.

“Akşama iş çıkışı buluşalım” cümlesine katlanamıyorum. Ama öyle ya , 18.00 de çıkılan işten, söylenilen buluşma mekanına kaçta ulaşılacağını ancak Allah bilir. Oğlumla buluşacaktık akşam. “Trafikteyim” diye mesaj atıyor. Tabi  ya İstanbul’lular için “yoldayım” kelimesi, “trafikteyim” ile değişmiş görünüyor.

Güzelliği ise ,  yalılarda yaşayanlara, sanat ve kültür etkinliklerine katılanlara, aşıklara, her türlü marjinal davranışları tercih edenlere, zenginlere… Benim gibilere ise  çile.

 

Bugün daha iyi anladım erkek evdadı olan annelerin neden oğullarını evlendirme telaşına düştüklerini. Neden kızları bekar kalsa da o kadar üzülmediklerini ama oğulları için kahrolduklarını.

Erkeklerin kadınlara göre organize olamadıkları ortada. Bir haftadır, alışveriş, düzen, tertip, temizlikteyim. Öğrenci ve bekar olan oğlumun evinde. En tembel kızlarda bile bu sorun bu kadar bariz değil. Örnek mi istersiniz? Somutundan size bir tanesi işte:  Yıkanmamış çamaşır kalmayınca daldım çekmecelerine. 18 çift çorap tek kaldı düzeltince. Birini yatak altından, diğerini yatağın içinden, bir başkasını koltuk altında buldum. Son günümde 12 çift tek kalınca, vazgeçtim. Yenmez ki bunlar, hepsi de çöpe yanlışlıkla atılmaz, biri arkadaşında çıkarılıp, diğeri evde de olmaz. Çık işin içinden çıkabilirsen. Halbuki oğlum evde sürekli yardımcımızla büyüdü. Temizlik, tertip , düzeni bilir, alışıktır. Neden bunun devamını istemez ki ,diye aklımdan geçti.

Beceriksizler işte , bu tür organizasyonlar konusunda. Göremiyorlar, anlayamıyorlar ve planlayamıyorlar genellikle. Yapabilenlerine de anormal , deniyor bizde.

 

Anlayamadığım bir konu da neden erkeklerin evlenmek istemekten kaçmalarıdır.Güzel olan sorumsuzluk, düzensizlik, kuralsızlık mıdır acaba? Ya gelecekte , yaşlandıklarında daha mı kolaydır bekarlık?

İki çocuklu anne iken , dostlarımızla bir geceliğine Bodrum kaçamağımızı hatırladım. Demek ki evlenmek, hatta çocuk sahibi olmak o bekar erkeklerin      “ özgür ve çılgın yaşamlarını” engellemiyormuş, dedim.

Bana kalırsa bugün de yaşanmakta bu zorluk.

Yarın ilerleyen yaşlarında, TV programlarında “evin var mı, araban var mı..” türü sınavlar mı beklenmekte?

Neden kendinden çok küçük bayanlar tercih ederler , merak ettiğim diğer bir konu.

Varoluş savaşları, güç tartışmaları, gelecek kaygıları, oturtulmaya çalışılan kişiliklerin çakışması, birlikte büyüme sancıları ?

Neden bunca akıllı, eğitimli, başarılı, işi ve geliri olan bayan yalnız ki? Tek istediği sıcacık bir yuva ve dürüst bir koca olan bayanlardan niye korkulur ki? Halbuki oturmuş kişilikler, parasızlıktan çıkan tartışmalardan uzak, olgun, becerikli, akıllı kadınlar, erkeklerin huzur  ve keyif içinde hayat yaşamalarını sağlamaz mı ki?

Ey erkekler:)  Bekarlık sultanlık değildir!

Konu İstanbul’dan başladı, nerede bitti? Bugün de sesli, yazarak , düşündüm işte.

Bu gidişle çöpçatanlığa başlayıp iki cinsiyetin de huzur ve mutluluğu için çalışacağım sanki 🙂

Bu yazı Günlük kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bekar Erkekler için 3 cevap

  1. İNCİNUR der ki:

    Harikasın:)))) herkes kendinden birşeyler bulabilir bu yazında. Umarım bu farkındalığı farkedenler olur… “Eşsiz” olmak güzel ama “eşle”, hayat arkadşı ile birlikte “eşsiz” olmak daha güzel diye düşünüyorum. Sen blogunda biraz da bu işe el atsan? bence çok süper olur… İncinur (hala) Mumcuoğlu….:))) sevgiler

  2. Serkan ÖZGÖZ der ki:

    Oğlunuz adına reddetmek zorundayım , ve tabi tüm erkekler için de…
    Evde bahsettiğiniz yardımcılı düzende erkek hiçbir şey yapmıyordu. Şimdi de yapmıyor…
    O sizin kurduğunuz , devamını sağladığınız bir düzendi. Ama onun düzeni değil. Zamanı gelince oda kendi düzenini kuracak , belki sizin standartlarınıza uymayacak ama kuracak. O tekler hep kaybolur ayrıca.
    “Tek istediği sıcacık bir yuva ve dürüst bir koca olan bayanlardan niye korkulur ki?” cümlesine de ayrıca takıldım. Söylediğiniz gruptan “Beyaz atlı prens” bekleyenleri , “bir birlikteliği yürütemeyecek kadar bencil olanları” çıkartırsanız geriye çok az bir sayı kalır. Hiçbir kadın bir erkeğin hayatına öylesine girmez. Değiştirmek için , öğretileri ile birlikte girer. Sizin de oğlunuzun evine girip düzeni değiştirdiğiniz gibi. Sonra normlarını belirler. Olması gerekeni söyler ve zorlar. Oysa erkeğin ne istediğini bulacak kadar zamana ihtiyacı vardır.

    • gulcer der ki:

      Süper bir yorum.
      Diğer 🙂 taraftan somut bir bakış açısı.
      Harika… Teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir