İyi ki Avukat Olmamışım


Akşam Onur Hukuk Bürosu’ndaydım, Bursa da.
Doğru bildiğim her şey, yanlışmış meğer. Hazır bugün de Avukatların günü iken sorun diye gördüklerimi yazayım istedim.

Öncelikle tüm avukatlarımızın gününü kutlarım. İyi ki varlar, ama Allah muhtaç etmesin 🙂

Ben avukatların işsizlik sorunu olduğunu düşünmemiştim.
Öyle ya, o kadar çok branş ve sahaları var ki, Ticaret Hukuku,Fikri Mülkiyet Hukuku,Ceza Hukuku,İş Hukuku,İnternet ve Bilişim Hukuku,Avrupa Birliği Hukuku,Kamu İhaleleri ve İdare Hukuku,Rekabet Hukuku,Joint Venture,Uluslararası Şirketler Hukuku,Uluslararası Sözleşmeler Hukuku,Uluslararası Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi,Uluslararası Yatırım Hukuku,İcra-İflas Hukuku,Aile Hukuku,Uluslararası Ticaret Hukuku,Uluslararası Tahkim ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri,Finans Hukukuna kadar…

Bursa gibi Türkiye’nin 5. büyük şehrinde, 2 milyona yakın nüfüsu ve en büyük sanayi merkezlerinden biri iken , avukatlarda da işsizlik sorunu olabilir diye düşünmemişim.
Acaba avukat bolluğu mu var ilimizde, diye bir göz attım. O da değil. Diğer mesleklerin yanında çok az bile. Mesela 2 bininin üstünde doktorumuz , 23 binin üstünde öğretmenimiz varken, ilimizdeki avukat sayısı 2 binin altında. Sorun galiba başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz, adım başı tabelalarda?

Referanslarını bile yazmalarının yasak olduğunu öğrendim bir de. Reklam, tanıtım ve pazarlama konusundaki yasaklarını dinledim. Bugün basında, medyada “limon, kemoterapiden 100 kat daha tedavi edici “diye yalan yanlış reklamlar yayınlanırken, artık hastane ve doktorların da tanıtımlarına izin verilirken , neden avukatlar, hukuk büroları bunu yapamıyormuş konusunu da anlamlandıramadım.

Sonra , avukat ücretlerine şaşırdım mesela. Ben onların iyi paralar kazandıklarını sanırdım. Meğer piyasada en ucuza çalışan meslek gruplarındanlarmış.Hele başlangıç ücretleri hemşire, öğretmenden ( benim mesleklerim olduğu için bu mesleklerden örnek verdim) daha da düşük. İçler acısı yani.
Yasa ve Oda’ları da korumuyor onları, anladığım kadarıyla. Örneğin Tabibler Odası’nın, işyeri hekimleri için belirlediği asgari ücrete karşılık Baro’nun işyeri avukatları için belirlediği asgari ücret doktorların sekizde birinden az.

Diğer bir konu ise Bursa’da Hukuk bürosunda, kadrosunda 10 avukattan daha fazla avukat çalıştıran büroların 5’i bulmadığı bilgisi ile afalladım.
“Böl, parçala…” fotoğrafı yani…

Hukuk firmalarında çalışan avukatların, maksimum 5 yıllık deneyimli olduklarını duyunca şaşkınlığım tavan yaptı. 10 yıla varmadan herkes kendi ofisini açmaktaymış, patron oluyor velhasıl. Rakip çoğalıyor, çoğaltılıyor yani…
Genel görüş : “eğer 5 yıllıktan daha kıdemli ise ve kendine ofis/büro açmadıysa hukuk bilgisi pek iyi değil” anlamı taşırmış o kültürde…

Kendi kendilerine gidip, şirketlere teklif de veremezlermiş. İlla birileri refere edecek veya işverenler onları davet edecek. Kültürde tersi yokmuş mesela. Oturulup, müşteri beklenecek.

Neyse ki bir bildiğim doğru çıktı, çürütülmedi.
Şirketler kadrolarında avukat istihdam etmeyi tercih etmiyorlar, diye biliyordum.
Doğruymuş.
Bursa’da 3 -5 firmayı geçmezmiş kadrosunda avukat istihdam edenler.

Ve de yaşadığım diğer gerçek ise avukat olmak için 4 yılık lisans bilgisinin yanlışlığı .
Hazırlık sınıfı ( ingilizce hukuk) okuyan kızım , üstüne 4 yıllık Hukuk Fakültesi sonrası, 1 yıllık zorunlu staj ile ancak 6 yıl sonra avukat yetkisi alabilecek. Yani üniversite mezuniyeti sonrası doktorları “intern doktor”luğu gibi 1 yıl sgk ‘sız ve maaşsız olmak üzere altışar aylık Adliye ve 5 yıllık deneyimli bir avukatı olan hukuk bürosundaki stajını tamamlayınca ,Baro tarafından yetkili belgesi ile artık mesleğe başlayabilmekte.
Dışarıdan bilindiği gibi kolay değil sanki 🙂
İyi ki avukat olmamışım 🙂

Bu yazı Günlük kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir