Uykum Kaçtı



Son yıllardaki basınımızı seviyorum. Alışkanlığımdan olsa gerek.
Bulgaristan da aynen böyleydi diye hatırlıyorum.Gerçi onlar demirperde ülkesi, biz ise demokratik ülkeyiz ama çağrıştırdı nedense.

Hükümet ne yaparsa onu yaz, hep güzel konular yaz, hükümeti methet, insanları motive et, meşgul et….
Meşgul et ki başka şeylere zamanları kalmasın.
Sık sık gündemi de değiştir ki hareket olsun, takılmasın ahali bir konuya…

Alışık olduğumdan olsa gerek, pek memnunum.

Zaten psikoloji bilgim de bunu destekliyor.

İnsanın alışkanlığı önemlidir ve bilmedikleri ile ilgili bir şey öğrenmesi daha zor, eski bildiklerine ve benzerlere göre. Ayrıca psikolojide öğrendiğim konular arasında stres önleme ve başa çıkma, ikna yöntemleri vs için de bizimkiler birebir.

Ayrıca ne diyor kuantumcular? Evrene hep pozitif mesaj ver… Pozitif düşün, güzel şeyler düşün ki kötülükler senden uzak dursun…

Eee.. bizim basın da aynısını yapıyor işte. İyilikten anlayana tabi…

Reformlar, hamleler, değişimler, yeni projeler, yeni sistemler, yeni uygulamalar.. çağ atladığımızı yazıyorlar işte…Bir bak etrafına be ahali, hertaraf çiçek, lale, devir bu devir işte…

Her şey süper ama bazılarına rahat batıyor.

Ben mesela çok keyifliyim bu nedenle.. Hiç yoramam kafacığımı dış ticaret açığı ile, enflasyonla, terörle, savaşla… Mesut mutlu geziyor, yiyiyorum, gülüyorum… Ama TV izlemeyi kestim epeydir. O kadar iyimserlik bana fazla gelir diye.. Allah muhafaza beyaz gömlekli hale gelmeme ramak kaldı zaar.

Ama şeytana uymuyor değilim nadiren. Mesala dün ne güzel müjde ile başlamıştım güne. Brunei’ye vizesiz gideceğimi okuyunca . Akşam niye okursun yine, gazete dimi?

Yatmadan önce gözüm takıldı. Üniversitelerde de isim değişimi başlamış diye.
Önce “isim değiştirme “ diye okuyunca flaşşş.. zihnimde ilk algı Bulgaristan’daki Türklerin isim değişimi seferberliği çağrışımı ile kalbime bir şeyler oldu.
Hemen baktım , bir sonraki satıra , ohhhh..çektim.
Meğer üniversite ismiymiş. İlk üniversiteleri okudum: Recep Tayyip Erdoğan ismi Rize’ de , Kayseri’de Abdullah Gül, Konya da Necmettin Erbakan ismi iken Zonguldak ta Bülent Ecevit ismi olmuş diye.

Sabah ezanına yakın birden kabusla uyandım. Rüya ya bu, meğer üniversite sınavı sonucum gelmiş de ben de rahmetli Erbakan’ın ismini okuyorum yerleştiğim okul adında. Acaba bi yerlerim açıkta mı kaldı diye şöyle yorganımı elledim ama değil üşümek, ter su basmış meğerse.Ama uykum kaçtı bi kere…

Sabah kalkınca ilk işim kaç cumhurbaşkanımız, kaç başbakanımız vardı diye hatırlamak oldu. Tabii ki üniversite sayılarımızı da …

Şimdiiii….

29 başbakanımız var. 11 de cumhurbaşkanımız. 40 üniversite ismi tamam.
Devlet üniversite sayımız ise şimdilik 169.
Bu iyi…
Yoksa üniversite az, isim çok olsaydı, hemen yenilerini açmamız lazımdı.
Çok iş. Masrafı da…
Yurt dışında yaşayıp başbakan adayı, cumhurbaşkanı adaylarımız varsa eğer , yerleri hazır neyse.

İlk aklıma gelen doğum yerlerine göre ise bu isim verme konusu , eyvah diye tepeme kan sıçradı.
Mesela Erzurum’da doğmadığına göre ATATÜRK , hemen onu oradan kaldırmak lazım.
Neyse ki seçildikleri bölgelere göre imiş. Şu yüce Google tansiyonumun fırlamasını önledi ya, şükürler olsun.
Ayyy bu konu kaç aylık mesai gerektirirdi, kimbilir. Tek tek kim nereli araştır,orada kaç üniversite var bak, ya tek üniversite varsa ama iki başbakan çıktıysa..

Meğer seçildikleri illere göre imiş. Derin bir “ohhh” çektim.
Orada da işleri zor.. Meğer Rize den tam 3 başbakan çıkmış .
Eee şimdi ne olacak? Sırayla mı isim konacak? O da olmaz…

Benim aklım ermez , zaten emekli SSK maaşlı biri de bunları çözemez, 8-10 binlik maaşlı danışmanların işi bunlar. Ama huy işte. İnsan yaşlanınca da abuk sabuk düşünmeye başlıyor galiba.

Sonra anketim aklıma geldi…
Sordumdu ya geçtiğimiz hafta, mesleğinizi neye göre seçiyorsunuz diye? Cevaplarda “üniversitenin ismine göre “diyenlerin oranı yüzde dört idi. Değişecektir bu da mesela. Öyle ya Kılıçdaroğlu’nun çocuğu, torunu Recep Tayyip Erdoğan üniversitesinden mezun olup duvarına da o diplomayı asamaz kanımca. Ya da başka misal, mesela Recep beyin torunu Ahmet Necdet Sezer in üniversitesinden mezun.

Adamlar boşuna reform demiyorlar işte. Hamle dediğin böylesine derin mesele. Eğitim yasası sadece 4+4+4 ten ibaret sanan itirazcılar , bunca emek verenlerin haklarını yiyiyorlar . Sütü mü bozuk, kanı mı bunların , ben bilmem, belki beyim bilir.

Bu yazı Günlük kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Uykum Kaçtı için 1 cevap

  1. Nurten ÇIKIKÇI der ki:

    Gülçer ne diyeyim ,uykusuz kalıp buna kafa yorman .bide araştırtman beni biraz güldürdü.Ama itiraf edeyim benim diyen köşe yazarlarını geçmişsin.Anlattığın her şey keyif veriyor.Şimdide diyorum ki serbes kürsü günün herhangi bi olayının kendi gözlüğünden yorumunu yaz.Bakış açısı getir .Ama vatandaş,ama anne,ama kadın ,ama eş hangi pencereden bakarsan .Ne çok şeyler görürsün.Yazılarının tiryakisi olanlar olur .Bu bir iltifat değil .Görüceksin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir