29′ a 29


33 yıl önceki tanışma. Kader arkadaşlığında bir patİKa ‘da.
Genelde çok bezerlikliklerimiz vardı bizim.
Hiçbirimizin ailesi varlıklı, kültürlü, eğitimli değildi örneğin. İşçi, çiftçi en şanslımız memur çocuğu.

“Karlı Gençliğim” adlı blog yazımda bahsetmiştim biraz o yıllarımızdan.(http://gulceraydin.com/2012/02/09/karli-gencligim/ )
Bugün dayanabilirmiydik o koşullara, şüpheliyim. Var mıdır hala ergenliğin en alevli zamanlarını böyle geçiren gençlik?

20 kişilik yatakhanede ranzalar nefesimizi duyacak kadar yapışık.Soba ile ısınılan yıllarda, sıcak suyun akmadığı musluklarda,modern hapishaneden farkı olmayan hatta “volta atmaya” izin verilmeyen dört uzun yıl…

Yatılı okulda hemşire olmak için mesleki eğitim. Sadece 1 yıl matematik, 1 yıl fen bilgisi ile sınırlı meslek dersi dışı eğitim.

Psikoloji eğitimi yıllarımda da yurtta kalmıştım ama buradakine hiçbir benzerliği yok.
Her şeyin ortak burada. Okulun,sınavın, zamanın( okul ve yatakhane üst üstüste katlarda çünkü) amacın,kaderin, her şey aynı.
Kaynaşma da, dur.

Sonrasında kaderimiz çok değişti tabi ki…
Aramızdan mimarlar,bankacılar, işletmeciler, öğretmenler,psikologlar çıktı. Hemşirelikten ayrılanlar…

Bugün mezuniyetimizin 29.yılında 12 kişisiyle buluştum.

En tanınmayan ben oldum ne yazıkki.
29 yılda 29 kilo alarak epeyce yayılmışım, genişlemişim meğer .
Oğlan çocuğu gibi kesilen saçlarım ömrümde ilk kez kadın gibi uzamış.
Ve en yıpranan, yaşlanan ben olmuşum…

“Köşedeki kimdi” diye kendi aralarında çaktırmamaya çalışarak sorduklarında “Gülçer’ in ablasıyım “dedim.
Hüzünlendim ben bugün….

15.04.2011

Bu yazı Günlük kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

29′ a 29 için 5 cevap

  1. guzin abraş der ki:

    canım benim geçmiş hele ki çilekeş geçmiş insanı hüzünlendiriyor elbette. Ama senin vizyonun ve tanıdığın binlerce hayat genişliğin….. Genişliğin içine sığdırdığın onca hikaye ve başarı…. Hüzünlenmek lyerine patikanda ne kadar çok yol aldığını düşünmelisin bence…. Sevgiler…..

  2. Atilla Yılmaz der ki:

    Sevgili Gülçer,
    daha iyiyi aramak, geçmişi değerlendirmek elbette anlamlı ve gerekli. Ancak geçmişi değerlendirirken kazanımlarımızdan mutlu olmak ve yaşanmışlıkları da olduğu gibi kabul etmek zorundayız. Hayıflanmak yerine gelinen noktanın ve başarının hazzını duymalıyız. Hüzünlenmek en doğal duygularımızdan biri. Sevgiyi ve dostluğu anmalıyız. Ne mutlu 29 yıl sonrada olsa 20 kişinin 12 ile birlikte olabiliyorsun.
    Sevgilerimle..

  3. meliha der ki:

    Canım arkadaşım sen asıl gözlerinde ki ışığına bak .
    Aynı parlaklıkta ve daha da etkili bir şekilde aydınlatmaya devam ediyor/edecek.
    Bu nedenle kendine haksızlık etme .
    Çok öptüm.

  4. YILDIZ der ki:

    Canım arkadaşım sen çook şeyleri aştın,fevkalade yerlere geldin,çok şeyleri de başardın………..
    YOLUN AÇIK OLSUN……….
    Senin Daha Çooooooookkk işleri de başarıyla,yüzünün akıyla ortaya çıkaracağına yürekten inanıyorum…..
    SENİNLE GURUR DUYUYORUZ……………………
    Okulumuzun şartlarından buğünlere kendi tırnaklarınla gelebilmen büyük BAŞARI BENCEEE…..
    TEBRİK EDERİM SENİ CANIIIMMMM………

  5. Güldane Eyüpoğlu der ki:

    Sevgili Arkadaşım,
    Ne mutlu sana ki hayatın dopdolu ve renk-renk..bu hayat yolculuğuna çıkarken hepimiz elimize birer boş bavul ve bir pusula aldık sanırım ama bu bavulun içini en çok sen doldurdun bence…Ben şu an bu bavulun taştığını görebiliyorum.
    Ne mutlu bize ki yüreği güzel..gönlü güzel..emeği güzel bir arkadaşımız var…
    Geçen yıllar acımasız olsa da biz meydan okumasını bilecek ve her yaşın kendine özgü güzelliklerini görebilecek yetenekteyiz…
    Seni ve tüm arkadaşlarımı sevgi ve saygıyla kucaklıyorum…Katılamadım ama bi dahaki toplantıyı sabırsızlıkla bekleyeceğim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir