Bize/Bana Sorular


Bursa Kalder ve Busiad işbirliği ile bu yıl 10.su düzenlenen ve 3600 ‘ü aşkın kayıtlı katılımcısıyla Bursa’da rekor kıran etkinlikle ilgili neler yazılmış diye taradım internetten bu akşam.

Henüz sadece ilk açılış ve ilk gün ,yani protokolün de bulunduğu ilk oturum özetlenmiş maalesef.

İçimden öyle geliyor ki bu, bununla sınırlı kalacak.

Sadece bir gazetecimiz “Eğitim Oturumu” nu ele almış. O da içerik kısmıyla.

Halbuki ben , iki güne damgasını vuran oturum başkanı olan ,Sn Abbas Güçlü nün zekasını, hazır cevaplığını, cesaretini, kıvraklığını, rahatlığını, özgüvenini, lafı gediğine koyuşunu, becerikliliğini, organizasyon yeteneğini,salona hakimiyetini, dinleyicilerle kurduğu empatiyi…okumak isterdim.

Benim etkilendiğim aktarılan bilgiler dışındakiler idi oysa.

Hepsini tek yazıda da yazamam.Her yazıda da sempozyumu anlatamam.

En çok etkilendiğim oturum kendini “hiç kimse “olarak tanımlayan Semih Yalman ‘ınki idi.

Sevgili Durducan’la başlayan ağlama modum, Semih beyle, kendimi sorgulatmaya devam etti.
Ne makyaj kaldı, ne şekil şemal.
Gözler kan çanağına döndü…

Sordu bize, yani bana :
Daha doğrusu o anlattıkça benim kendime sorduklarımdı bunlar:

1) Dünyada ters mi duruyorsun? Ayakların düz mi basıyor yere, eğik misin, yamuk musun, tek ayak üstüne misin, bir yere mi yaslandın, kıç üstü mü oturdun,, yatıp ense mi yapmaktasın….?
2) Hayallerin, isteklerinle ,zorunda oldukların ve yapmak istemediklerini karşılaştırdın mı hiç?
3) Daha kaç baharın var, yaşayacağın?
4) Güneş misin , ay mı? Enerji, ışık, ısı üretiyormususn yoksa yansıtanlardan mısın?
5) Bugüne kadar birine dokunarak, gözlerinin içine bakarak O’na yardım ettin mi? Yoksa para göndererek, mavi kapak toplayarak mı vicdanını rahatlattın?
6) Bağlarını kopardın mı? Bitirdin mi? Muallakta, uzatmalarda, ucundan tutanlardan/tutunanlardan …mısın?
7) Allah yaratma gücünü sadece kadınlara, analara verdi. Bunun farkında mısın? Kıymetini biliyor musun?
8) Bugün kaç defa güldün?
9) Alıyor musun , veriyor musun? Hangisi daha çok?
10) Seni sen olduğun için seven kaç kişi var? Yani ünvanın, görevinin etkisi …olmadan?
11) Bireysel, sosyal inovasyon yapıyor musun?
12) Heyecan,aşk, kahkaha… var mı hayatında? Heyecanı olanlar fark yaratabilirler ancak.
13) “ot gibi “mi yaşıyorsun? Onun faydalarını da araştır bi zahmet…

Eeeee..

Bir günde bu kadar doz beni bozar…
Gülçer bu soruları cevaplamak için epey bir kafa yorar…

Üstadlar bir kişinin kendini objektif tanımlayabilmesinin en iyi ihtimalle ancak %35 mümkün olduğunu söyler.

İyi ki dostlarım var.
Onlar bana ayna tutar.


16.04.2012

Bu yazı Psikoloji kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir