Almanya’da Terapideydim (2)


Dün, 17 ağustos 1999 depremi sonrası tedavi amacıyla gittiğimiz Almanya’daki terapilerimden bir uygulama örneği anlatmıştım. Sevgili dostlarım Dilek Kaya ve Arife Koman , devamını dilemişler. Onlar için öne çıkardıklarımdan, daha doğrusu hatırladıklarımdan birazını yazayım.Akademik olmasın, dedi Dilek.İşte size alaylı anlatım ve yöntemler…

Alman psikolog ve psikiyatrların kendi uygulamalarından anlattıkları ve bizde uyguladıkları bilimsel , akademik bilgilerden birçoğunun aslında bizim geleneklerimizde, adetlerimizde ve dini ritüellerimizde olduğunu şaşırarak dinledim.

Neler mi vardı anlatılanlarda?

Ölümle yüzleşmenin önemi idi ilk madde…
O nedenle de bizim dinimizde ölen kişinin en yakınlarının cenazenin yıkanması aşamasında yanında isteniyor ve yüzünü o kişinin kapatması talep ediliyor demek ki , dedim.
Ayrıca kabristana en yakınlarının omuzlarında taşınması ve toprağa verilişindeki usul, kabulleniş için demek ki , diye düşündüm.Ölenin ayakkabılarını kapı önüne çıkarmak da vedalaşma ve kabullenme sembollerinden olsa gerek, eşyalarını dağıtmak da…

En önemli baş etme yöntemlerinden biri yas durumunu yaşama idi.

Ağlamak,bağırmak, konuşmak,, dövünmek, ağıtlar yakmak… travma ve yas terapisinin başlıca yöntemleri olarak öğretildi.
Çok ilginç olan ve en çok şaşırdığım bilgi ise bizim “dövünme “ , dizlerine vurarak ağlama ile taziyeye gelenlerle sarılıp “pat pat “ diye omuzlardan vurma davranışlarımız idi. Meğer beynin lobları/ yarı kürelerin arasındaki akışlarda amigdaladan geçiş ancak bu fizik hareketleri ile sağlanırmış. Aksi durumda akımlar, geçişler tıkanır, donar ve kişide tedavi edilmesi çok zor hastalıklara neden olurmuş.

Çok ilginç değil mi?

Diğer konu ise normalleşme süreci idi.
Demek ki o nedenle helva yapma, taziyeye gelenlere ikramların yapılması diye de yorumladım. Yedi gece her akşam okunacak dualar için temizlik yapma, ikramlar hazırlama bunu kolaylaştırmakta idi.

Bilimsel verilere göre travmayla baş etmedeki normal süre 6 hafta idi. Yani bizim 42. geceki duamıza denk gelen zamanda . Bu süredeki akut aşama aşılamaz ise, kronik stres bozukluğuna doğru geçilmekte.

Paylaşmak diğer uygulama idi…
Duygularını, hissettiklerini, düşüncelerini…
Kayıp ve yas ile baş etmede en yoğun ve en geçerli tedavi, bilimsel ismiyle “debriefing” olan tekrar tekrar duygu, düşüncelerini anlatma ile rahatlama tekniği imiş.
Yaşayarak, normalleşme ve olumsuz duyguları boşaltma süreci.
Bizde her taziyeye , başsağlığına gelene tekrar tekrar anlatmanın bir tedavi olduğunu öğrendim. Her anlatışta acının üstünden bir daha geçilir ve söz edilen o hep yanan mumlardan en son biri kalır. Psikologlara iş düşmeden tedavinin gerçekleştiğini de böylece öğrenmiş oldum.

Bu tedavide, rahatlama için öğrettikleri yöntemlerden biri de bizim düğünlerde parmak şıklatarak bir sağ , bir sol el ile şıkıdım şıkıdım oynamamız şeklindeki fizik hareketleri idi… Şaşırdım kaldım.

En önemlilerinden biri ile bu yazıyı da sonlandırayım.. Diğer yöntemleri başka bir yazıda veya kitapta yazayım, sizleri sıkmayayım hep aynı konuyla. Meşguliyet terapisini başka zamana atayım mesela…Zihinsel imajinasyon yöntemlerini de..

Travma, veya kayıp ve yas sürecinin en kritik konusu ,can damarı ise “ sosyal destek “ gerekliliği kısmıdır.

Modernleşen ve yalnızlaşan toplumlarda, şehirlerdeki en önemli sorun burada işbaşında.
Tedavinin ve baş etmenin olmazsa olmazı sosyal destek bizim gelenek ve göreneklerimizde, dinimizin her önerisinde hep birinci sırada. Aksi olsaydı eğer modern tıp, psikolojinin “grup terapileri” veya “paylaşım gruplarına” ihtiyacımız olacaktı.

Bu yaklaşımlar,yöntemler modern tıp mı, alternatif/tamamlayıcı tıp uygulaması mı , siz karar verin.

25.04.2012

Bu yazı Günlük, Psikoloji kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Almanya’da Terapideydim (2) için 1 cevap

  1. nuriye yılmaz der ki:

    Türk kültürünün zenginliğine bir kez daha hayran oldum. Atalarımıza saygılar… Sana da paylaşımın için teşekkürler Gülçercim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir