Çalışan anneyim. Kariyerime ara vermeli miyim, kreş mi, bakıcı mı?


Psikologlar olarak biz, annenin bebeği ile olan ilk ilişkilerinin önemini bilir ve anlatırız.Özellikle emzirme dönemindeki temas , koku, birliktelik çok kıymetlidir.

İlk 3 yaşına kadar da birebir olan ilişkiyi önermekteyiz.
3 yaş sonrası için kreş düşünülmeli, deriz.

Annenin ilk 4 aylık sürede bebeği ile olmasının özellikle de beslenme ve psikolojik doyum açısından önemi, herkesçe bilinir. Ek gıdalara ancak 4 ay sonra başlanması önerilir.

Yapılan bilimsel araştırmalarda bebeğin nesi eksikse anne sütünün de o yönden bol salgılandığı kanıtlanmıştır. Yani ishal olan bebeğin annesinin sütünün az yağlı , bol sulu olduğu, demir yönünden eksik bebeğin annesinin sütünün de demir yönünden zenginleştiğini ,yazar bilimsel makaleler.
O nedenle de emzirme, anne ile temas çok önemli,çok değerlidir.
Kariyer yapan, çalışan annelerin de yasal izinlerini, süt izinlerini, biriktirdikleri yıllık izinleri ve mümkünse ücretsiz izinleri ile 4-6 ayı tamamlamalarını naçizane öneririm.

Kariyerine ara veren, kaygılanan, aklı iş yerinde aksayan işlerde olan veya bütün gün bebek bakımından bunalan annenin bebeğine yarardan çok zararı olacağı gerçektir.
Stres ve gerginliği anne- bebek ilişkisine zarar verecektir.
Hep söylediğimiz şey ise kaliteli zaman geçirmek konusundaki vurgumuzdur. Yani birlikte geçirilen zamandan çok o süre içindeki ilişkinin düzeyi, kalitesi, doyumu önemlidir.

Gelişim psikolojisinde anlatılanlarda , insanın belli periyodlarda bir gelişimsel yönünün diğerinden daha hızlı olduğu bilgisi vardır.

Çok genelleyerek özetlersek eğer…

Doğumundan 2- 3 yaşına kadar bedensel gelişim ön plandadır, hızlıdır, baskındır. Yani fiziksel olarak hızlı büyür. Ömrünün en hızlı fiziksel gelişimi bu dönemdedir.3- 6 yaş arasında zihinsel gelişimin öne çıktığı söylenir.6 yaş sonrasında psikolojik gelişim , ergenlikle beraber sosyal gelişim fark atar der, bilimsel kaynaklar. Kabaca.

Bu yazdıklarımdan anlaşılacağı üzere zaten 3 yaş sonrası uyaranların bol olduğu, öğrenmenin yapılandırılmış gerçekleştirildiği, kreş/anaokullarının katkısı daha fazla olacaktır.

Özetle;
Bence ilk 4-6 aya kadar annenin bizzat bebeğine bakması ve sık temas ve emzirme ile güzel , keyifli zamanlar geçirmesi önemlidir ve şiddetle önermekteyim. Sonrasında bebekle birebir ilgilenecek bakıcı ve 3 yaş sonrası kreş/anaokulu tercihlerini düşünmeleri kendi kariyerleri, ruh sağlıkları ve bebekleri için sağlıklı bir gelecek için temel oluşturacaktır.

Bu yazı İnsan Kaynakları, Psikoloji, Sorularınıza Benden Cevaplar kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Çalışan anneyim. Kariyerime ara vermeli miyim, kreş mi, bakıcı mı? için 4 cevap

  1. Dilek KAYA der ki:

    Aklı çocuğunda olarak işe fiziken gelen, iş performansı düşük olan çalışanın, işverenin veya yöneticisinin psikolojisi üzerindeki etkisi açıklayan bir yazı da rica ediyorum.

  2. Nermin Kurtuluş der ki:

    Gülçer hanım, ülkemizde çözüm bekleyen önemli sorunlardan birine değinmişsiniz.Bu doğru bakış açınız psikoloji eğitiminizden ve anne oluşunuzdan kaynaklanıyor.Doğanın kadına bahşettiği annelik duygusunu her kadın yaşamalı, ünvanını ne olursa olsun belli bir süreyi çocuğuyla birlikte geçirmelidir.
    Sağlıklı bir toplum yetişirmek istiyorsak anne -bebeğin ilişkisi ilk 6 ay çok verimli ve şekilde gecirilmeli,sonrasında bilinçli profesyoneller tarafından kreş ortamında devam etmeli diye düşünüyorum.Çevrenin önerdiği ,eğitimsiz,bilinçsiz bakıcılar ile değil, şirket ortamında ,anneye yakın ortamda kreşler olmalı.
    Şirketlerin bakış açıları yüzünden birçok kadın anne olmayı erteliyor yada bahsettiğiniz gibi aklı bebeğinde ,öğlen aralarında emzirmek için son sürat evlerine koşuştururup zorluklar çekiyor.
    Ama ne yazık ki; şirketler kadın çalışan sayısını kreş açma zorunluluğunu yakalamasın diye takip ediyor,Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece süt politikası yürütürken ,Çalışma Bakanlığı hamilelik+doğum izni 4 ay veriyor.
    İşe alımlarında aradığımız özelliklerde analitik düşünebilen yöneticiler arıyoruz bence duygusal taraflarının ve empatik gücün sorgulanması da gerekmeli ki ancak o zaman mutlu,verimli çalışanlar ile toplam kaliteyi yakalayabiliriz diye düşünüyorum.

  3. Nermin Kurtuluş der ki:

    Gülçer Hanım benim sorum, yıllarca gençlere edebi degerleri vererek duygu ve düşüncelerini ön plana çıkarmağa çalıştık .Olayların sebep sonuç ilişkilerini kurdurduk.Ancak iş alımlarında ve gençlerin yükselmelerinde analatik düşünce teknik bilgiler göz önünde bulunduruluyor, duygusal zeka göz önünde bulundurulmuyor .
    Ben , sayısal ve sözel eğitimin bir bütün olduguna inanıyorum.
    Bu konuda görüşlerinizi almak istiyorum.

  4. bende kreş arıyorum ama bir türlü karar vermedik…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir