Aklı evde/kreşteki çocuğunda olan kadının, işyerindeki verimliliği ve yöneticisi ile olan ilişkisi hk ne düşünüyorsunuz?


“Çocuk da yaparım, kariyer de” yaklaşımlı cevabımım çağrışımı ile gelen , bir önceki sorunun uzantısı olan soru bu…

Yanlış anlamadıysam eğer, sorunun içinde, bu durumun çok da “hoş” olmadığı ve işveren veya yöneticisi için sıkıntı yarattığı hissi ve sitemini algıladım.

Bence de öyle olmalı…
Hele de kadın çalışanların ağırlıklı olduğu iş ve işletmelerde.

Bakıcısına güvenmeyip,evi kameralarla donatan,çocuğu hasta olan, bakıcının gelmediği/geciktiği veya erken çıkmak zorunda kaldığı durumlarda bekleyen iş sorumlulukları karşısında , planlanan,müşteriye vadedilen vs işlerin nasıl yüzünün akıyla çıkarılacağı sanırım iki “taraf” için de sıkıntılı bir konu.
Taşın altına elini koyan işveren veya vekilinin bu sorumluluk ve yük altındaki durumu , üstelik belirsizlik ve plansız yakın geleceğin stresi karşısında durumu çok zor tabii ki.

Zaten kadın olmak zor iken, anne olmak üstüne katmerlenmişken ve de çalışan anne olmak da başka ağırlık…

Rol karmaşasını, rol çelişmesini anlatan o kadar çok araştırma, makale var ki…
Ayrı kitap konusu…

Ama ben şahsen, kadın yönetici olarak, doğurmak isteyen astlarımı sürekli teşvik etmişimdir. tüketir insanı, bedelleri çok ağırdır ama yumuşar aslında kadın…Anneliğini önceliklendirip, kariyerini askıya almak isteyenlere de saygım sonsuzdur.

Üstelik iş saatlerinde internette gezinen, poker oynayan, sigara molalarında gezinen,aklı futbolda olan, askerlik anılarının bitmez tükenmez sohbetlerine de yeğlemişimdir hep.

Hangi çalışanın çalışma saatinin % 100 ünü verimli tamamladığını, kim iddia edebilir ki?
Birçok makalede, araştırma bulguları olarak, çalışma süresinin %50 sinde bile verimli olmasının öpüp de baş üstüne konması gerektiği iddia edilir.

Kadın güçlüdür aslında.. erkeğe göre , dayanıklıdır, pratiktir, duyarlıdır..

Yani aklının evde, çocuğunda olan zamanı telafi edeceğine, vicdan azabıyla daha hızlı ve verimli olacağına inananlardanım. Minnet duygusu ile de işveren veya vekilinin ihtiyacı olduğu başka bir zamanda da bu iyiliklerinin karşılığını ödeyeceğine de eminim.

Yeter ki o sıkıntılı zaman için alternatif seçenekler, yedek planlar ve/veya o kaybolan zaman ve verimliliği biri geçici üstlenebilsin.Bu durumun geçici ve sınırlı zaman için olduğunu unutmamak gerek ve de… Ve en önemlisi iyi niyet.. suistimal etmeden.. karşılıklı…

Unutmayalım ki kadınların iş ve işverene olan aidiyeti/bağlılığı ve erkeğe göre çalışması karşılığında daha düşük ücretlere razı olduğu da bir gerçektir 🙂

Ancakkkk…

Bu durum daha sorunlar ortaya çıkmadan konuşulmalıdır. Olası ihtimaller karşısında nasıl bir çözüm ve alternatifler üretileceği yazılı hale getirilmelidir. Ayrıca uzun, kronik hale gelmeden önlenmesi için ne tür destekler verilebileceği de paylaşılmalı, olmadı son alternatif olarak iş akdi/sözleşmesinin hangi koşullarda sonlandırılacağı şeffafça paylaşılmalıdır. Çok zor olan kısmı bu olsa da..
Eğer bu durum ast -üst ilişkisinde sorun oluşturuyorsa da uzatmadan sonlandırılmalıdır. Uzayan , ertelenen sıkıntılar diğer çalışanlara da bulaşmadan nokta konmalıdır.

Bence.

Bu yazı İnsan Kaynakları, Psikoloji, Sorularınıza Benden Cevaplar kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir