İK’nın En Zor Konusu


İnsan Kaynaklarının en zor konusu nedir diye sorsanız bana, cevabıma şaşırır ,gülersiniz.
Ama ben inanarak cevap veririm ,size.

Aklınızdan en zorlarını düşününce belki ücret sistemi, performans sistemi veya işe alma sistemi, süreci dersiniz.
Kariyer planlamasını da düşünmüş olanlarınız vardır, biliyorum. Çünkü şirketlerde en az kullanılan sistem o.

Ama bence , doğrusu benim de en zorlandığım, ki tüm tarafların da en zorlandığı konu o minicik staj sürecidir.

Yaşamayan bilmez.

Zorunlu stajları olur öğrencilerin, meslek liselerinde ve üniversitelerde. Zorunlu stajı olmayanların da yaşamak istedikleri bu deneyime ne yazık ki cevap almak, imkansıza yakın zordur.

Tarafların hepsi için kabus gibidir bu dönem.

Yaz stajlarını ele alalım. Okulların kapanması temmuz ayına sarkar.

Şanslı ve çalışkansa eğer öğrenci önünde 3 ayı var. Ama aslında 2 aydır bu dönem. Firmalar genellikle , yıllık izinlerini toplu kullandırırlar ki periyodik bakımlarını , genel bakımlarını da yapabilsinler diye.
Kaldı mı sana 2 ay…
Her bölüme uygun olmaz staj beklentileri.. Okulların zorunlu olarak istedikleri stajlar belirlenmiştir. Örneğin üretim stajı, yönetim stajı vs gibi. İlla da o bölümlerde ve görmesi gereken konu ve süreçlerde bilgi ve deneyim kazanması beklenir.
Genellikle bir aylıktır stajlar. Dolayısıyla 1 aylık üretim stajında belki 2-3 öğrenci daha fırsat yakalayabilir.

Sizce şirketlerin kontenjanları ne kadardır?

Bugün Pfizer’in kimya mühendisliği öğrencileri için ayırdığı kontenjanı öğrendim ki ,sadece 6 öğrencilik imiş.Bilim İlaç 50 kişilik kontenjan ayırmış, tüm yıla.

Hadi buradan buyurunuz…
Acıdım oradaki İK cı meslektaşlarıma.Hatırladım birden o en sıkıntılı günlerimizi.

Kaç kimya mühendisliği bölümü, kaç kimyasal üretimi yapılan firma var konusunu araştırsanız, bir çoğunun piyasa deyimiyle “naylon staj” olduğunu hesaplayabilirsiniz.

Çalıştığım kurumun yazlık staj sayısı 100 küsürdü mesela. Ama bölün bakalım sayıları üretim, satınalma, tasarım, bilgi işlem, muhasebe, İK, pazarlama… her bölüme kaç öğrenci düşecek ve de adaylarınkiyle eşleşecek.

Yaz okulu olan öğrencinin ise staj için ancak 1 ayı var.. Onun durumu daha da içler acısı…eyvah ki ne eyvah.

Düşünün bir de İK’cının , anne babanın, patronların ,bölüm yöneticilerinin vs… sıkıntısını.

Patron , genel müdür… torpil isteyen yakınlarına , tanıdıklarına “hayır “ diyebilirler mi bu durumda? Zaten iş başvurulunda yeterince redederler talepleri, para bile istemedikleri bu isteklerini nasıl zor redediyorlar bir bilseniz.

Ya çalışanlar kendi çocukları için çalıştıkları şirketten böyle bir iyiliği ömründe ilk kez talep ediyorlarsa, nasıl bir cevap beklerler sizce?

Çok başarılı, çalışkan öğrencileri tercih etmek,ödüllendirmek adına içinizden geçmez mi , bu torpilsiz başvuranlara “”evet” demek??

Bölüm yöneticileri “oturtacak yerim bile yok, değil ki bir şeyler öğreteyim “dediklerinde hak vermez misiniz onlara da?

Hikaye çok uzun ve çok sıkıntılı aslında…Daha İk nın bu süredeki iş yükünü yazamadım bile. Okul yazıları, yaka kartları, yemek-servis düzenlemeleri, kart basma takipleri, oryantasyon eğitimleri, gereken evrak ve bilgi teminleri vs vs…Ve bu kadar sürede o sirkülasyonda herkesi memnun etme çabaları…

Halbuki sosyal sorumluluk olarak, yasal olarak, firma tanıtımı adına da bu süreç önemli süreçlerden biridir. Gelecekteki çalışma arkadaşlarınız bu kişilerden olacaktır.

Titiz olmak lazım…

İnsan Kaynaklarının en zor dönemi , bu günlerde başlayandır bence.

Hadi rastgele, kolay gele, gözünüz aydın ola…

Bu yazı İnsan Kaynakları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İK’nın En Zor Konusu için 3 cevap

  1. güzin abraş der ki:

    stajer ve staj-yer arasındaki nüansa da dikkat çekmek isterim.

  2. Dinçer der ki:

    Yazının başılığını okuyunca en zoru “işten çıkarma sürecidir” herhalde diye düşündüm. Sevgiler.

    • gulcer der ki:

      Aslında öyle ama onda sorumluluklar paylaşılıyor.İşten çıkarma kararını hiçbir zaman İK vermiyor örneğin.Hatta işten çıkış sayılarını da, bölümleri de… O işin zorluğu bölüm yöneticisinde. Tebligatı, yüzleşmeyi de yöneticisi yapıyor. Biz, İK olarak sadece resmi prosedürü ve anket, sosyal destek, danışmanlık vs ile çıkışı yapılan kişinin yanındayız. Ve çıkışlarda gerekçelerin de oluyor… Ekonomik kriz, performans düşüklüğü, yüz kızartıcı suç vs…
      O nedenle de bana ve bence tüm İK cılar için en sıkıntılı süreç bu geliyor.
      Meslek okulları öğretmenleri için de öyle olsa gerek…Onları yazmayı atlamışım 🙂
      Ama belki de işten çıkış süreçleridir en zoru olan, ben bilinçatıma atmışımdır, baksana hiç bahsetmemişim bile..
      Zor , hakikaten, insanın ömründen ömür gidiyor…
      Teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir