Örnek Kişi


…………………………………………………………………………………………………………………………………………Meslek hayatınızda örnek aldığınız kişi, okuyup etkilendiğiniz kitaplar nelerdir diye sormuş, İK yöneticisi meslektaşım .

Rol model aldığınız kişilerin hangi özelliklerini örnek aldınız ve nasıl faydalandınız?Hiç unutamadığınız ve size hayatınızda kılavuzluk yapan, tavsiye edeceğiniz kitaplar, yazılar nelerdir?, diye sorduğu iki soruyu birleştireyim çünkü yazacak da pek bir şeyim yok sanki.

Doğuştan gelen , kalıtımsal, genetik özelliklerin etkisinin eğitimden çok daha fazla olduğuna inananlardanım. Aynı anne babanın, aynı evde ve 1-2 yaş arayla doğmuş çocuklarına baktığımızda , ne kadar farklı olduklarını görürüz.

Benim yoğurt yiyişimde anneannem ve baba dedemden etkiler çok diye tespitlerim var. Ama en çok da babamdan.

Çok çalışkandır, yerinde duramaz, iş bitiricidir ve hala bana “kafanı çalıştır” diyecek kadar beklentileri yüksektir. Hep düşünür, alternatifler üretir. Eleştirel bakışla dünyayı izler. Üretmeyi ve yönetmeyi çok sever. Sinirli ve sabırsızdır. Mücadelecidir…

Sanırım, en çok babamdan izler taşıyorum.

3 yaşında başladığım anaokulumda yardımcı öğretmen gibi konumlandırıldığımı hatırlarım ve anlatırlar büyüklerim. Bulgar köyündeki ilköğretim okulumuzda ( 8.sınıfa kadar aynı bina ve yönetim) ilkokul 3.sınıf öğrencisiyken Okul Öğrenci Başkanı seçildiğimi söylersem , sanırım genetik baskınlığın izlerini görmüş oluruz.

İş, bunları yontmaya gelince göç, yatılı okul yılları ve psikoloji eğitimim sanırım bunları biraz olsun “hizaya getirdi” 🙂

Blog’umda da anlatıldığı gibi, ben hep birden fazla işte çalıştım yıllarca.Çok okuduğumu söyleyemem.
Aynı anda öğrencilik ve evlilik, çocuklarımla yüksek lisans , ek danışmanlık işlerim ve 1995-2000 yılları arasında Bursa’daki köyler dahil tüm okul müdürlerinin hizmet içi eğitimlerindeki öğretim görevliliğim sırasında aktarmak adına da, sayısız kitap, makale okuduğumdan, kendimi geliştirmek, esinlenmek, öğrendiklerimi uygulayabilmek için ayrıca ve uzun süredir mesleki/kişisel gelişim kitapları okumadığımı itiraf ediyorum.

Etkisi altında kaldığım kitap sanırım, Daniel Goleman ‘ın “Duygusal Zeka “ kitabıdır .Hemen hemen tüm bölümlerini hatırlarım , oysa 15 yıl önce okumuştum.

Etkilendiğim bir meslektaşım , büyüğüm olduğunu şimdi yazarken hatırladım. Psikolog ve profesör olan Nesrin Hocam, Prof. Dr. Nesrin Hisli Şahin.

Hangi özelliklerinden, diye sormuş, meslektaşım.

Psikologlar genellikle klinik psikolog olarak bilinirler ve bireysel çalışma ile geri planda kalmaları beklenir.
O yanlış, bu yasak, şu ayıp, öteki etik değil… diye hep kendilerine de , meslektaşlarına da kalın çizgiler koyarlar. Haklılardır belki , insanın kendisi, psikolojisi çok kıymetlidir zira. Mesleğimiz adına da titizlik şart.
Nesrin hocam , Türk Psikologlar Derneği başkanlığında tanıdığım , hayran olduğum ve etkilendiğim insandır.
Sosyaldi, dışa dönüktü, ataktı, topluma dokunan projeler üretiyordu, risk alıyordu,genç/deneyimsiz demeden tüm meslektaşlarını kucaklıyordu, evinde ağırlıyordu, derneğin kirasını ödeyecek para yoksa, banka maaş kartını verip , oradan yatırtıyordu. Ekibi onun göz bebeği idi.Ondan aldığım eğitimlerin hepsini uygulamalarımda kullandım, çünkü teori ile pratiği birleştirip, “bilim bilim içindir “ demiyor, uygulamaların doğru yapılıp yapılmadığını izlemek için süpervizyon veriyordu.

Son olarak da meslekten olmayan ve kendisine sempati duymadığım ama uygulamalarından bazılarını kullandığım rahmetli Turgut Özal dan söz edeyim.
Yönetim dersleri olarak alınacak kadar , farklı yöntemleri vardı.

Onun gibi ben de, eğer yeni sistem, uygulama getireceksem, devreye alma öncesinde mutlaka kötü tarafını anlatır, yayılmasını sağlardım.
Hatta şirketteki en muhalif kişilere gider, bizzat onlarla tartışırdım ki eleştirileri daha sistemi devreye almadan düzelteyim veya savunacak gerekçelerim olsun, diye.
Olgunlaşan sistemi devreye alınca da , itiraz edenlere, ki her şirkette mutlaka itiraz eden , beğenmeyen olmakta, taviz vermez, 1-2 yıl onun kabulünü veya düzeltilecek / geliştirilecek diğer noktaları da ortaya çıksın diye bekler, dinler, kayıt altına alırdım.

İyi taraflarım rol modellerden, kötüler benden:)

Psikologlar, “kendini tanıdığını düşünen kişi ancak %35- %50 kadarını tanırmış”, der.
Herhalde benimki de o kadardır…

Bu yazı Günlük, Sorularınıza Benden Cevaplar kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Örnek Kişi için 1 cevap

  1. nuriye yılmaz der ki:

    Çok anlamlı bir paylaşım. Tebrikler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir