3 Kadın 3 Pırlanta


Sessizlikte, temiz havada, sabah kuş cıvıltıları ve çimen kokusu, akşamüstü hanımeli, gece pirina kokusu arasında balkonda, kimin alıp unuttuğunu bilmediğim bir kitabı okumaya başladım.

“Dur başıdır, sıkılıp bırakma”, dedim demesine de sonrasında sıkıntı bitsin diye hızlı okumaya geçmeyi seçtim.2 .günde bitti neyse.

Başlık ve reklam kısmı ilgimi çekti. “Şeytan Marka Giyer “kitabının yazarının “Üç Kadın ,Üç Pırlanta” adlı kitabıydı .
4.basımdı bir de, demek ki okunandı.

Hayatlarında değişiklik yapmak isteyen üç kadını komik dille anlatıyor, diye yazıyordu.

Ne komik, ne de eğlenceliydi.

Bizim yaşantımız, geleneklerimiz, kültürümüz.. yani düşünce tarzımıza da çok uzaktı.Empati kurmada zorlandım, özdeşleşemedim de..

Tek ortak nokta , hayatlarından bir türlü memnun olmayan otuz yaş altı kadınların duygu ve düşünceleriydi.

Tanıtayım biraz , isteyenlere…

”Üç kadın, üç hayat ve onların evlilik hayalleri…
3 kadının bize hiç uymayan yaşamları…
Biri çok zengin ve erkek delisi, diğeri çok başarılı ve çok ideal koca adayına sahip, sonuncusu ise uzun süreli ilişkisinde ihanete uğrayan biri … 1 yıl içinde hayatlarını tamamen değiştirmeye karar veriyorlar. Evlilik yolundaki patİKa’ larında…

Kısaca ;

Emmy, nişan yüzüğünü parmağına takmaya bir adım kala yirmi üçlük bir çıtır uğruna erkek arkadaşı tarafından terk edilir. Beyaz gelinliği ve muhteşem düğün hayalleri bir anda suya düşer… Arkadaşları, yaşadığı hayal kırıklığını unutması için erkeklerle gününü gün etmesini tavsiye ederler. Ama Emmy için sorunun çözümü gerçekten bu mudur?…

Leigh, yayıncılık dünyasında hızla yükselen başarılı bir kadındır. İmrenilecek bir işi, herkesin hayran olduğu mükemmel bir erkek arkadaşı ve hayalini kurduğu gibi bir evi vardır. Ama edebiyat dünyasının ele avuca sığmaz yazarının son eserini yayına hazırlarken bu pırıltılı yaşamın içindeki çatlakları ve karanlık köşeleri fark etmeye başlar.Veee….

Adriana, ünlü bir mankenin muhteşem güzellikteki biricik kızıdır. Dokunduğu erkekler onun elinde adeta bir oyuncağa dönüşür. Ama Adriana’nın annesi, otuzuna yaklaşmakta olan kızına, artık evlenmesi gerektiği gerçeğini sık sık hatırlatır. Evet, yaş ilerledikçe güzelliğin de gitgide söndüğü acımasız bir gerçektir.
Acaba?

Bu yazı Kısa Kısa kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir