Uzman, Dr


Sosyal medyayla kırk beşinden sonra tanışan ben, entelektüellerin ( !) bulunduğu, daha çok da profesyonellerin üyesi olduğu söylenen Linkedin’e de bi göz atayım dedim demesine ama üye olurkenki seçenekler sayesinde yeni bir unvan uydurmak( !) zorunda kaldım.
Öğrenci, işsiz, maaşlı , serbest (kendi işi)olan seçeneklerden hangisini seçeyim diye düşündüm. Emekli olanları almıyorlardı zaar…

En yakın “serbest “seçeneği olunca onu seçiverdim. Meğer ne kolaymış bir şey (!) olmak.

Sonra aklım takıldı, işin içinden çıkamadım.

Serbet miydim? Evet serbesttim.
Çalışıyor, üretiyor muydum ? Eee, sayılır.
Danışman mıydım? Öyle sayılır, sorulunca soruyorum, blog’ta yazıyorum, sorulara cevap veriyordum işte.
İyi…
Savunma mekanizmamı kurup biraz rahatladım.
Hala içim bi tuhaf ama…

Nasıl oluyor da önüne gelen kendine “uzman” ünvanını yakıştırıyor, onu düşünürüm yıllardır.
Örneğin biri kendine “davranış bilimleri uzmanı “ diyor .
Oha…pardon .

Benim bildiğim uzmanlık o konuda otorite olan, bilirkişi, derinlemesine bilgi ve deneyim sahibi,o konunun piri , kişidir. Halbuki beş –on kurs, seminerle “uzman” oluveriyor bazıları.

Bugünlerde bir de Amerika’da bilmem hangi üniversitede eğitim görmüş diye CV’lerine yazar oldular.
A be kardeşim acaba öyle bir üniversite var mı ki, varsa eğer akredite mi, YÖK tarafından veya bilim çevrelerince onaylanan bir yer mi?
Akademi, enstitü adında binlerce özel ticari yerlerden , şirketlerden biri olmasın sakın, diye soran var mı ki?

Kolay mı oradaki ciddi , akademik yerlerden turist gibi geçerken , bizim maaşlarla sertifika , diploma almak, düşünemez miyiz ki?

Şirketlerde kullanılan “uzman “ ünvanına da gıcık olmuşumdur. Uzman olabilirmiydi lisans mezunu biri?

Benimkine bakayım dedim.Uzman olmadım hiç bir zaman da…

Lisansta yok. Yüksek lisansınkinde ise şöyle minicik hale indirgenmişti.
Uludağ Üniversitesi ‘nin İktisadi İdari Bilimler Fakültesinin, İşletme Anabilim Dalının, Yönetim ve Organizasyon Bilim Dalının bilim uzmanı , diye yazıyordu.
Ne vardı sanki benimkinde de işletme uzmanı veya davranış uzmanı falan yazıverseydi.
Ben değiştirsem ve CV ‘mde, blog’umda vs öyle yazsam diplomamı isteyip soran çıkar mı, çok merak ettim şimdi.

Bir de doktorlar var.
O zaman iyi iş yapıyor, yüksek ücretler alıyorlarmış. Hangi bölümde doktora yaptığın önemli değil. Sen işletmelere İK danışmanlığı veriyorsundur ama ziraat mühendisisindir, git falanca üniversitede doktora yap , gel bize adının onünde “Dr” unvanıyla danışmanlık ver. Süper.

Hani meşhur olan, bitkilerle tedavi eden profesör Maranki gibi. Yanlış bilmiyorsam adam iktisatçı.

Bugün yatağımdan tersimden kalkmışım anlaşılan.

Onun koçu, bunun uzmanı, falancanın doktorundan sana ne..
Karışmasana dünya düzenine…
Millet memnunsa, denetleyeni de yoksa , meydanı boş bulan geçiyorsa oynamaya , otur oturduğun yerde.

09.05.2012

Bu yazı Günlük, İnsan Kaynakları kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Uzman, Dr için 4 cevap

  1. Esen YAZICI der ki:

    Çok güzel ve günümüzün yozlaşan gerçeklerine dikkat çekmişsiniz, elinize, yüreğinize sağlık. Bence hergün yatağımızdan ters kalkıyoruz…Ve malesef gerçek uzmanlar kendi dünyasında mütevazi yaşarken, meydanlar boşlukları dolduranlarla dolu. Hele bir de kendinizi güzel gösterme, etkili konuşma yeteneğiniz de varsa, ordan burdan bildiğiniz şeyleri de pazarlayabiliyorsanız ne mutlu size…Siz UZMANsınızdır artık, yolunuz açıktır artık, hiç korkmayın, kimse sizden birşey istemez, istediğiniz gibi at koşturabilirsiniz.

  2. Nihal GOKER der ki:

    Linked in e uye oldugumda ben de ayni seyi hissettim. AB uyum surecinde artik hersey sertifikaya tabi. Yillardir ayni isi yapiyor olsanizda sertifikaniz olmadan devam edemiyorsunuz artik. Isyeri hekimleri orneginde oldugu gibi. Kademeli olarak tum mesleklere uygulanacak. Bunun elbette olumlu katkilari olacaktir. Ancak biriki sertifika yada kurs ile nereye donsem gordugum ,uzman danisman kocluk gibi ifadeleri cv yada kartvizitlerde gormek sasirtiyor. sadece sertifikanin alinmis olmasi yeterlimidir? Kiside hangi davranis degisikligini yaratmis ve isine, kisiligine hangi katkiyi saglamistir? Had bilmek gerek. Yeni bir akim bu ancak ici dolu olmayanlar kisa surede kendini tuketecek.

    Cok birikimli ve degerli bir arkadasimin seninde bildigin anektodu ile bitireyim, sevgili arkadasimizin bu duruma trafikten bir benzetmesi. “oldukca donanimli, yeni model arabamla KURALLARA uygun seyrediyorken trafikte; sagimdan solumdan kuralsizca ve eski ve donanimi dusuk araclarin hizla gecmesi dokunuyor!” demisti birkac yil onceki bir dost sohbetinde. Bu her zaman olacaktir. Ancak denetim var unutmamak gerek, az ilerde MOBESE, EDS.. Sevgiler..

  3. Serkan ÖZGÖZ der ki:

    Burada sanırım arza değil , talebe bakmak lazım. Piyasada her özellikten arz olacaktır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Herkes ben bu işin en iyisiyim diyebilir. Örneğin tüm araç üreticilerinin kendisinin en iyisi olduğunu söylemesi gibi. Onlar bunu söylüyor da araba tercihlerini ne belirliyor peki? Tabi ki alıcının beğenisi , olgunluğu , yaşam biçimi , kullanım hedefleri vs vs.
    Danışmanlıkta böyle değil mi? Her kurumsal yapı kendi işine yarayacağını düşündüğü hizmeti kendi kurumsal olgunluğuna göre seçiyor. Aynı iş yerine alacağı yemek hizmetini seçtiği gibi. Peki kendi verdiği hizmetin “doğru kişiler” tarafından “değerinde” alınmasını sağlamak isteyen kişi-danışman ne yapacak? Hizmetini , ve değerini bilmeyenlere o hizmeti teklif dahi etmeyecek. Bu filtreyi kendi koyacak. Aynı lüks otomobil üreticisinin ( hangisiydi hatırlamadım ) araba siparişinde müşterinin öz geçmişini istemesi gibi.
    Kendi pazarlamasını da diğer başarısız örneklerin sonuçlarına odaklayacak. Şöyle bir ilan olabilir mesela :
    Amerika’da okumuş bilmemne uzmanından danışmanlık aldıktan sonra ağzınızda keçi boynuzu tadı kalmışsa bizi arayın…
    Nasıl? Güzel Olmaz mı?
    Kötü hizmet üretenlere kızmayalım , onlar bizim pazar genişletme araçlarımız , sürekli yeni ve bilinçli müşteri yaratıyorlar.

  4. incinur der ki:

    çok güzel bir konu…. herkes bir işin uzmanı oluverdi günümüzde….eskiden alaylılar “usta”, akademik kariyer yapanlar “bilim zumanı” idi… şimdi herkes uzman…Anabilim dalı kürsülerine gerek yok, serbest kürsüde, tezsiz (master/doktora tezleri hazırlanmadan) uzmanız!!!! Nihalciğim in de belirttiği gibi ileride MOBBESE ler var..:)))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir