Kıdem Sıcağı


—————————————————————————————————————————————– Bu sıcak günlerde iş hayatıyla ilgili sıcak gelişmeleri de okuyorum.

Sosyal güvenlik hukukunda devrim var .
Sosyal devlet kavramından uzak, taban ve temelin oluşturduğu çalışanların hak kayıpları diz boyu yine.
Taraflı yorumları okudum , yüzeysel olsa da..

Genellikle bir taraf hep neler kazanılacağını yazarken, diğer taraf da sadece kayıpları yazmış.
Biri , “tazminatın artık yanmayacak” derken, diğeri “işten atılana tazminat yok “ ile sınırlandırmış.
Çalışanlar hem tazminatsız , kolayca işten atılacakları için hem de düşecek olan tazminat miktarları için öfkeliler.
İşverenler , bugüne kadar ödemedikleri ve karşılık ayırarak kullandıkları, değerlendirdikleri tazminat karşılığı olan paralarını artık fona ödeyecek olmanın sıkıntısına tepkililer.

Detaylarda çok vahim ve çok ciddi etkiler var..
Bilmek isteyenlere tabii.

Ayrıca henüz tamamlanmadan, sızdırıldığı gerçeği de şüpheli.. Neden “sızdırıldı” acaba diye insanın sorası geliyor.

İşten atılana kıdem tazminatı yok, diye başlık atanların çarpıttığı gerçekte aslında bu paranın emekliliğe kadar fonda bekletileceğini öğreniyoruz. İstifa eden kişinin bugüne kadar alamadığı tazminatının da aslında kaybolmayacağı , aynı fonda değerleneceğini de yazıyor basın.

Ama tüm fonlar gibi eriyeceğini hepimiz biliyoruz.
Daha önce bu filmlerden çok gördük. Mesela konut edindirme fonunda birikenlerle ancak 1 kiramızı karşılayacak kadar paramız olmuştu, maalesef.

Bugün aldığımız kıdem tazminatı miktarının yarısından azını alacağımız da kesin , yazılanlardan anladığımız.

İşverenin işçiye /çalışana göre MADDİ açıdan avantajlı olduğu kesin…

Aklıma insan kaynaklarında çalıştığım dönemdeki küçülmelerde yaşananlar geliyor. Özellikle krizlerde…
Kıdem tazminatı miktarları fazla ise ve şirketlerin nakite ihtiyacı varsa, işten çıkarmalar için caydırıcı etken oluyordu.

Kıdem tazminatı tavanının ucu açık bırakılmayarak yüksek gelirli, yetkin kişilerin hak kaybının devam edeceği de ortada… Yani 2 800 TL nin üstünde maaş alanın primi de, kıdem tazminatı da düşük olacak, gelire göre değil bu kez.
Asgari ücretli ve düşük maaşlı olan çalışanların da kıdem tazminatı yarıya düşecek…

Tersini beklemiyorduk zaten de bu kadarı da fazla olmuş.

Hem işsizlik maaşını düşür, hem kıdem tazminatı verme ve kıdem tazminatı alabilecek döneme gelince de kuş kadar bir şey ver… Dalga geçer gibi de yarısını ev için önceden vereceğim, gibi safsatalar üret…
Ne alaka..

Neyse…

Sosyal Güvenlik Hukukuyla ilgilenen uzmanlardan dinleyeceğiz, okuyacağız daha..
Basın, çarpıtarak da olsa epey yer verecektir bu önemli konuya.

Bugün emekliliği gelenler telaşta…
Ya bizim kaybımız da olursa, diye.
Yasa geçmişe işlemiyor diyor uzmanlar. Bugüne kadarki haklarınız şu anki yasaya göre işletilecek, yeni yasanın yasalaşması sonrasındakiler ise yeni yasaya göre.. Yani kaygılanmayım ve hemen emekliliğinizi istemeyin, telaşla.
Belki de istedikleri budur.
Bu kargaşayı yaratıp, bu bilgileri “sızdırıp” , kadroların boşaltılmasını hızlandırmak…
“İşsizliği azalttık” yalanları için üniversite kontenjanlarını %50 arttırarak bir kısım işsizi “öğrenci” göstermek ve bu yasa nedeniyle hızlanan emeklilik tercihlerine yenilerin yerleşmesine olanak tanıyarak sözde işsizliği azaltmış olabilirler.

Gelelim İnsan Kaynakları ( İK) bölümlerine olan etkisine, yansımasına.

Yukarıda söz ettiğimiz bireysel etkilerden çok daha fazla değişiklikler bekliyorum şirketlerde, kurumlarda… Manevi etkileri maddiden çok daha fazla olacak.
Birçok değişikliğe neden olacağı kesin…
İnsan Kaynakları süreçlerinin hepsinde temel değişikliklere ihtiyaç olacak.

Çoook işiniz var …

Bir sonraki yazımda 🙂
15.07.2012

Bu yazı Hayatımızı Etkileyen Değişiklikler/ Yasalar, İnsan Kaynakları kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir