Sanal Mı


Son bir yıldır çok kitap okuyor,çok film izliyorum.
Facebook bağımlılığımla da sanal dünyada yaşamaya adadım kendimi sanki.
Üç hobim ve zamanımın en çok geçtiği yerlerin üçü de sanal, hayal, kurgu…

Yaşananlar, gerçek olanlar ve yaşanamayacak kadar karmaşık olanlarla.

Galiba insanlardan kaçıyorum.Çok az dost ve akrabamla belirli zamanlar dışında.
Yorgun ve öfkeliydim geçtiğimiz yıl. Kendimi yıpranmış ve tükenmiş hissediyordum. Dinlenmek, arınmak, iyileşmek için gerçek dünyanın zararlı etkilerinden bir süre kaçmak istemiştim.
Kendime ait ve beni tazeleyecek ortam ve kişilerle, son yıllarda yapamadıklarımla yeniden filizlenmek …

Ama başaramadım galiba? En azından bugünlerde böyle hissediyorum. Kendim iyileşirken , ülkem kötüleşiyor çünkü.

Gerçeklik duygumu yitiriyor muyum acaba?
Düşündüklerim ve hissettiklerimle kaostayım sanki.
Yalan ile doğruyu, olan ve perde arkasında gerçekleşenleri değerlendirince her şey bulanıklaşıyor.
Hayat basit mi , karmaşık mı, yoksa sahnedekiler mi, oyundan ibaret?
Yaşananların hangisi kurgu, hangisi doğal?
Niyet ne?
Ne yapmalı? Kimle? Kime? Ne zaman? Nerede…
Zayıf mıyız, güçlü mü?
Sabır mı gerek, mücadele mi?
Korumak mı , kazanmak mı lazım ki?
Felç mi olduk, depresyon mu bu? Uyuşturucu mu verildi,paranoyaklık mı baş gösterdi, hipnotize mi olduk ki?
Rüya mı, kabus mu bu?

Film sanki…Veya gerilimli bir roman.
Ve biz figüran…

03.09.2012

Bu yazı Günlük kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir